92406 kayıt bulundu.
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Beleşten
1. Onlar beleşe karın doyurmaya gelmişler.
1. Onlar beleşe karın doyurmaya gelmişler.
1. argo , argo , argo , argo , bir şeyi emek harcamadan, para vermeden elde etmek
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Para ödemeden veya karşılık olarak, beleşe
1. Para olduğu vakit karşıki İsmail'in kahvesine gidersin, olmadığı vakit buraya gelir, kahveyi hep beleşten içersin.
1. Para olduğu vakit karşıki İsmail'in kahvesine gidersin, olmadığı vakit buraya gelir, kahveyi hep beleşten içersin.
1. -i , -i , halk ağzında , halk ağzında , -i , -i , halk ağzında , halk ağzında , Kundaklatmak
aklama belgesi, buluş belgesi, çağrı belgesi, çalışma belgesi, çıkış belgesi, gönderme belgesi, hesap belgesi, iskân belgesi, iyi hâl belgesi, katılım belgesi, katılma belgesi, kimlik belgesi, konut belgesi, köken belgesi, onur belgesi, oturma belgesi, ödeme belgesi, öğrenci belgesi, öğrenim belgesi, sürücü belgesi, uzmanlık belgesi, yerleşim belgesi, yeterlik belgesi, yetki belgesi, yoksulluk belgesi
1. isim , isim , isim , isim , Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman
1. isim , isim , sinema , sinema , televizyon , televizyon , isim , isim , sinema , sinema , televizyon , televizyon , Belgesel filmler yapan, yöneten sinemacı
1. isim , isim , isim , isim , Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks
1. -i , -i , -i , -i , Bir yazıyı belgegeçer ile başka bir yere göndermek, belgeçlemek, fakslamak
1. isim , isim , isim , isim , Belgelemek işi, tevsik
2. Bir çalışma için gerekli belgeleri arama ve sağlama, belgelere dayandırma, dokümantasyon
1. -i , -i , -i , -i , Bir olgunun doğru olduğunu belge ile göstermek, ortaya çıkarmak, tevsik etmek
1. Bazı işlerde konuşmanın yasak edilmesi, dilin toptan yetersizliğini belgelemez.
1. Bazı işlerde konuşmanın yasak edilmesi, dilin toptan yetersizliğini belgelemez.